6 Temmuz 2015 Pazartesi

Sanal Alem, Duyarlılık ve Linç Kültürü Üzerine

Uzun zamandır makyaj, kozmetik, kişisel bakım gibi konularda oluşturulmuş bir konsept sözlüğünde yazıyordum. Birkaç gün önce yaşadığım tatsız bir olaydan dolayı bıraktım. Yani hesabım olduğu gibi duruyor da, ben daha da gitmem Davos’a.
Kilolu bir arkadaş bir entry’sinde isyan etmiş. Biz şişman olabiliriz ama yüzü çok çirkin olan zayıflar da var gibisinden, ama o kadar garip bir üslup kullanmış ki delirme noktasına geldim ve ona karşılık olarak “şişmanların yüzü güzeldir” lafının şişman insanları teselli etmek için kullanılan bir klişe olduğunu, ablak bir surat ve yok olmuş elmacık kemiklerinin güzel olamayacağını, zayıf birinin düzgün bir saç ve hafif bir makyajla gayet güzel görünebileceğini yazdım. Tabii benim üslup da hiç hoş değildi, burada kendimi savunacak değilim. Suçumu kabul ediyorum.

…ve linç yağdı.

Hepsi bir anda nickaltımda duyar kasmaya başladı. Oysa günlük hayatta beni tanımıyorlar bile! Kendileri günlük hayatta daha beterini yapmıyorsa ben de bir şey bilmiyorum. Edepsiz diyen oldu, sevgilimin beni şişman bir kızla aldatmasını reva gören oldu, düşünceleri oturmamış bir ergen hissiyatı verdiğimi söyleyenler oldu, şizoid bir arkadaşına benzediğimi söyleyenler oldu, oldu da oldu anasını satayım. Arada yapıcı eleştiriler de vardı, onlara teşekkür ediyorum. Ben de entry’min bir başka entry’ye cevaben yazıldığını anlatan uzun bir entry yazıp ortamdan ayrıldım.

Olay şu ki, bundan 5 yıl önce ablam çok ağır bir hastalık geçirmişti ve bu esnada yeni başlamış bir ilişkim vardı. Sevgilim sandığım hıyar ne halde olduğumu göre göre gitti beni aldattı. Bu hanım kızımız çok da matah bir şey değil ha, kültürsüz, çirkin, şişman, esmer, bok sarısı saçlı kezbanın teki. Şişmanlara olan öfkem ondan yani. Tamamen psikolojik. Bunu bilemeyen birinin hakkımda yaptığı yoruma bakın: “Öyle ki sevgilisini kaptırdığı öteki kadına sempati bile duyulur.” Bir diğeri de yakında engelliler sokağa çıkmasın diyebilecek mantıkta biri olduğumu öne sürmüş. Mantığına sıçayım senin!

Sanal ortamda hiç tanımadığın birini linç etmek çok kolay değil mi? “Genç şişmanlar rahatsız” deyip geçebileceğim bir olay nerelere taşınmış!
Gerçekten hayret ediyorum.

22 Şubat 2015 Pazar

Can Sıkıntısı ve Depresyon

Öyle bir ruh hali içindeyim ki, canım hiçbir şey yapmak istemiyor, bir de canım okulundaki olaylar yüzünden (Ege Üniversitesi'ndeki çatışmalardan bahsediyorum) derslere ara verildi, hepten işsiz güçsüz kaldım. Allah başka dert vermesin demeyin n'olur, benim gibi mutluluk hormonu salgılamkta zorlanan bünyeler için bir kabus bu, insanlar nasıl hasta olur fiziksel anlamda, benim de ruhum hasta. Hayatın tadı tuzu yok.

Çok kıskanıyorum şu an canı bir şeyler yapmak insanları.